27 Ekim 2012 Cumartesi

Gelsin Artık Benim Mevsimim, Kışım...

                   İki lafımın biri; '' Zaman nasıl geçiyor... '' Daha dün ne yediğini hatırlayamayan ben, geçen sene bu zamanlarda ne için üzüldüğümü, ne için sevindiğimi, ne için dua ettiğimi o kadar iyi hatırlıyorum ki... Ne garip.      


                  Bugünlerde bir üşüyorum, bir terliyorum, ne giyeceğimi bilemiyorum... Çantama hem güneş gözlüğü koyuyorum, hem şemsiye. Kararsızlığım havanın suçu. O bile yoruyo beni bu ara... 

                  Şikayetim; daha da hareketlenen günlere... Öyle günler yaşıyorum ki bazen; sabahtan akşama kadar saatler değil de, sanki haftalar geçmiş gibi geliyor. Koşuyorduk da zaten, daha da mı hızlandık, bilmiyorum... 


                  Şükrediyorum ama her gece, uyumadan.

                  Sevdiklerim hep yanımda. 

                 Ekim de bitti, bitiyor... Geliyor Kasım. Gelsin artık benim mevsimim, kışım... 

                 Kar yağarken ben, daha güzel yazıyorum...