2 Ağustos 2011 Salı

Büyümek Buysa Eğer; Ben Büyümek İstemiyorum...

              
             Zaman dursun istiyorum bugünlerde...  Yaşlanıyor muyum bilmiyorum:) ama artık zamanın bu kadar çabuk geçmesi bana çok dokunuyor. Yaşlar büyüdükçe, telaşlar büyüyor çünkü... Durum böyle olunca, ben küçülmek istiyorum...  

             Anaokulundaki renkli hamur yoğurduğum günlere dönmek istiyorum mesela... En büyük telaşımın; resim yarışması için resim yetiştirmek olduğu, o güzel ilkokul günlerimi çok özlüyorum. 10 kg. lık sırt çantamla:) okula yürümeyi bile özlüyorum. Cipslerden çıkan taso için günde 40 cips aldığım günleri özlüyorum. Teneffüs aralarında hızlıca yenen simitin tadı da mı bir başkaydı o zamanlar? Peki ya; her pazar akşamı izledigim '' Bizimkiler '' dizisinin tadı? Damaktan gider mi?

            Şimdilerde ise sorumluluk duygusunun sevimsizliği her gün yanıbaşımda. Bir şeyleri bizzat benim yapmam gerekiyor. Ben yapmazsam, annem yapmıyor.  Ya da bir şeyleri iyi yapınca; kimse yıldızlı pekiyi vermiyor.

            Arkadaşlarım evleniyor artık benim de... Hatta biri bebek bekliyor.'' Darısı sana '' diyorlar. Ben istiyor muyum, hiç sormuyorlar. Belli bir yaşa gelince sanki herkes evlenmek zorundaymış gibi davranıyorlar. ( Bu arada çok yaşlıymışım gibi bir şey de uyandırmak istemem, yazı öyle bi havaya girdi çünkü. 1985 doğumluyum hani, aklınızda olsun ) Arkadaşlarım evlenirken; çeyrek altını çantama koyup gitmek dokunuyor bana...  Bu kadar ne zaman büyüdük biz? Mesela şimdi hamile arkadaşımın çocuğu olunca da; takacağım bir çeyrek altın. Onlar süper mario gibi altınları toplayarak yollarına devam ederken; ben hala süper mario oynamak istiyorum.       

            Büyümek buysa eğer; ben gerçekten büyümek istemiyorum...